| Yazar : Reşat Nuri Güntekin |
| (Bir işi) tatlıya ... |
"Arkadaşlar, karşıdan karşıya kaş, göz iş |
| (Bir kimsenin) cemaz... |
"-Hırsız acaba bu on kişinin hangisi?... On kiŠ|
| (Bir şey) gözüne ... |
"...gene etrafıma, pencere ve kapı aralıkları |
| (Bir şeyin) lakırd... |
"Köylü ile Gülsüm, çocukları o kadar eğlend |
| (Birine) diş geçir... |
"Anası cahil kadın... Delikanlı oğluna diş geçiremedi." |
| (Birine) diş geçir... |
"Anası cahil kadın... Delikanlı oğluna diş geçiremedi." |
| (Birine) dünyayı z... |
"En güzel zamanında hiç olmayacak bir ÅŸey Ã§Ä |
| (Birine) kan kusturm... |
"Fakat sonra bana haftalarca kan kusturdunuz dedim." |
| (Birini) gözüm gö... |
"Eyvah bu da ötekiler gibi soysuz çıktı. İst |
| (Birinin içine) fel... |
"...sen beni bekle, bir gün seni alırım, diye kıza bir felfelek sokmuş." |
| (Birinin) dalına ba... |
"-Efendi aksi mi? -Pek dalına basmazsan kuzu gibi bir adamdır." |
| (Birinin) yakasına ... |
"Sonra eşyaya bir zarar gelecek olursa Gülsüm'ün yakasına yapışıyordu." |
| (Birinin) yüzünü ... |
"Senin anlayacağın, kasabanın yüzünü ağartm |
| (Hasta) sabaha çık... |
"Akşama doğru birdenbire ağırlaştı. Altı sa |
| (Kendini ya da birin... |
"Sonra kendini büsbütün temize çıkartmak iç |
| acep |
"Acep bunları elime alıp yalınayak gitsem mi ki..." |
| ağzı kulaklarına ... |
"İftiharından ağzı kulaklarına varırdı." |
| aÄŸzını dilini baÄ... |
"O şıllık basmış büyüyü, adamcağızın aÄ |
| akıbet, -ti |
"Sen akıbetini pek hak etmemişe benziyorsun." |
| aklı başından git... |
"Bu esnada küçüklerimden ikisinin eksik olduğ |
| aksiliki üstünde |
"Hacı Ömer'in bütün aksiliği üstündeydi." |
| Al gülüm ver gülÃ... |
"Yoo dedi, al gülüm ver gülüm. On para için b |
| alarga |
"Arkadaşlarımdan mümkün olduğu kadar alarga y |
| alıkoymak |
"Salim Bey, babamı yemeğinden alıkoyarak mütem |
| aralarından ( ya da... |
"Bir zaman Gülsüm ile hanımefendi arasından su sızmadı." |
| arpacı kumrusu gibi... |
"Bak, o şoförün yanında arpacı kumrusu gibi |
| atak |
"Bütün çocuklar gibi onlar da haşarı, atak ve güreşçi idiler." |
| ayak atmak |
"Kalabalıktan en hoşlanan insan, vagona ayak att |
| ayaküstü |
"Makasçı, ayaküstü bana gayet basit kelimelerle bir dram anlattı." |
| babayiÄŸit |
"Binaya yakışacak mobilyayı satın almaya kadir babayiğit çıkmadı." |