| Yazar : Nurullah Ataç |
| musiki |
"Åžiirin musikisi demek, resmin musikisi, mimarini |
| nazım, -zmı |
"Nazmı nesirden ayıran başlıca unsur eda, ahenktir." |
| nesnel |
"Bizde nesnel eleştirme, afaki tenkit yok da onun için..." |
| okuma |
"Hiç kimseyi bir kitabı esneye esneye, sıkıla |
| olay |
"Günümüzün büyük şairleri, bize günümüzà |
| olgunlaÅŸmak |
"O zamanlar hepsi de daha gençti, bugün yaşland |
| olumlu |
"Bu toplumu Yunan Latin yazarlarının yapıtları |
| ozansılık |
"Ruh tilciğine yüklenmiş bütün o bayağılık |
| öğütlemek |
"Güzel olanın yıkılmasını kimse öğütlemez." |
| ölçülü |
"Sen de mi ölçülü uyaklı koşuğun güç oldu |
| öz |
"Sevgiliyi sevmez, sevgilide özünü sever." |
| özlemek |
"Bütün bir kış özlediğim bahardan ancak birk |
| öznel |
"Onun güzel yahut çirkin olduğunu söyleyen el |
| öznellik |
"Değer yargısı işin içine karışınca da ne |
| sanı |
"Söylediklerimiz, yazdıklarımız, hayatın bir |
| sav |
"-Bir dil, bilim sözlerini kendi köklerinden yap |
| sayrılık |
"...ya gözlerinizde ya beyninizde sizin bir sayrılığınız var demektir." |
| sertlik |
"Onların acımalarında bile bir türlü kurtulam |
| sıkıntısı olmak |
"Bir derdi, bir sıkıntısı olup da öyle susup |
| sinirlendirmek |
"Aklıma gelince sinirlendiriyor hasta ediyor." |
| şakımak |
"Hep aşkı, hep inançları, hep yurt sevgisini Š|
| tekelci |
"Yazısının sonunda benim için gerçek aydın tekelcisi diyor." |
| tenkitçi |
"Her sanat adamının bir tenkitçi olması gerekir." |
| unsur |
"Nazmı nesirden ayıran başlıca unsur eda, ahenktir." |
| vurgun |
"Öyle sanıyorum ki ben Adana'nın gençliğine vurgunum." |
| yadsınmak |
"Yeniye varmak için eskinin hırpalanmasını, az |
| yaratıcı |
"Yaratıcı sanat adamı için bir güzellik vardır, ona inanır." |
| yengi |
"Düşünüler alanında yengi, yenilgi olmadığını anlamıyorlar mı?" |
| zavallılık |
"Yalnız zavallılığın o kadarı insanın betine gidiyor." |
| zorluk |
"Eski ÅŸiirimizi Divan ÅŸairlerimizi de, saz ÅŸair |