koparmak

  • 1-) (-i)
    Kopmasını sağlamak, kopmasına yol açmak

    O koskoca lenduha gibi gövdenle ipi koparırsın da başımıza iş çıkarırsın! O. C. Kaygılı    

  • 2-)
    Daldan, ağaçtan alıp toplamak

    Yemiş koparmak.

    Yorulunca omzuma çıkar, çiçek koparmak isterse beni çağırır. H. E. Adıvar    

  • 3-) (-den) (-i) mcz.
    Güçlükle elde etmek

    Ondan bu kitabı koparmak kolay olmadı.

    Bir kızla buluşmuşken bir başkasından söz ya da telefon numarası kopardığı oluyordu. N. Cumalı    

  • 4-)
    Birden ve güçlü bir biçimde başlamak veya başlatmak

    Zehra birdenbire iki avucunu da yüzüne kapadı, kısa ve keskin bir çığlık kopardı. P. Safa    

  • 5-)
    Zor kullanarak almak

    Paşanın dizlerinden kızı koparmak için çekerken onun zayıf omuzları nasıl hıçkırıklarla sarsılıyordu. H. E. Adıvar    

    Bir günde elimden bu güzel şeyi koparıp aldılar. Sait Faik Abasıyanık    

  • 6-) sp.
    Birlikte koşan yarışçıyı üstün bir çaba ile hızlanıp geçmek

İlişkili Kelimeler

bu alana reklam verebilirsiniz

 

sözcük listesine dön Listeye Dön add to favourites Favorilere Ekle send with email E-Posta İle Gönder report error Hata Bildir