köprü

  • 1-) a.
    Herhangi bir engelle ayrılmış iki yakayı birbirine bağlayan veya trafik akımının, başka bir trafik akımını kesmeden üstten geçmesini sağlayan, ahşap, kâgir, beton veya demir yapı

    Bu camiler, bu çeşmeler, bu köprüler rasgele yapılmadı. O. S. Orhon    

    Eskiden Sakarya, bu köprünün altından akarmış. Sait Faik Abasıyanık    

  • 2-) den.
    Geminin önünü iyice görecek bir yükseklikte, sancaktan iskeleye kadar kurulan kumanda yeri

  • 3-) mcz.
    İki şey arasında bağ veya ilişkiyi sağlayan şey

  • 4-) hek.
    Olmayan dişlerin yerini tutmak veya takma dişleri ağızdaki dişlere sağlam tutturmak amacıyla yapılan diş protezi

  • 5-) sp.
    Güreşte omuzları yere değdirmemek için ayakları ve alnı yere dayayıp beli yukarı kaldırarak alınan durum

  • 6-) sp.
    Vücudun, sırt yere dönük olarak el, baş veya diz yere dayanarak yay biçimi aldığı durum

 

sözcük listesine dön Listeye Dön add to favourites Favorilere Ekle send with email E-Posta İle Gönder report error Hata Bildir