Aramak istediğiniz sözcüğü yazınız.
Kelime  Yardım
Çıktı türü   Özet   Detay
 

    1-1 (1)    

 BIRAKMAK
    (-i)
1 Elde bulunan bir şeyi tutmaz olmak.
2 Koymak.
"İki iskemlenin arasında duran bir sehpaya elindekileri bıraktı." - Füruzan
3 Bir işi başka bir zamana ertelemek.
Gezmeyi haftaya bıraktık.
4 Unutmak.
Acaba eldivenlerimi nerde bıraktım?
5 Eski durumunu değiştirmemek.
Masayı yerinde bırak! Bakan, müsteşarı yerinde bıraktı.
6 Saklamak, artırmak.
Paranın bir kısmını bırak!
7 Bir işin sorumluluğunu, yükümlülüğünü başkasına vermek, görevlendirmek.
Bu işi size bırakıyorum.
8 Engel olmamak.
Bırakın beni gideyim. Suyu bırakın aksın.
9 Sarkıtmak.
Saçlarını omzuna bırakmış.
10 (Ölen, ayrılan birinden iş, nesne vb.) Kalmak.
Karısına çok mal bıraktı. Yapıt bırakmadan öldü.
11 Bir alışkanlıktan ya da bir işten vazgeçmek.
"Bırakayım artık divanları, ne açıp okuyayım, ne de sözünü edeyim diyorum, olmuyor bir türlü." - Nurullah Ataç
Sigarayı bırakmak.
12 Uğraşmaz olmak, artık uğraşmamak.
Bu meseleyi bırakalım.
13 (Bıyık ya da sakal) Uzatmak.
Sakal bırakmak.
14 Özgürlük vermek.
Kafesteki kuşu bıraktım.
15 Boşamak.
Eskiden erkekler bir tek sözle karılarını bırakabilirlerdi.
16 Kötü bir durumda terk etmek.
17 Ayrılmak; terk etmek.
"Adamlardan işi bırakanlar birer ikişer geliyorlardı" - Fakir Baykurt
Beni yarı yolda bırakma.
18 Sınıf geçirmemek, döndürmek.
Öğretmen üç tembel çocuğu bıraktı.

    1-1 (1)    


Copyright 2002 MikroBeta Elektronik ve Bilgisayar Ltd. Şti.
info@mikrobeta.com.tr
MikroBeta Yazılım