Aramak istediğiniz sözcüğü yazınız.
Kelime  Yardım
Çıktı türü   Özet   Detay
 

    1-1 (1)    

 AĞIR [ DEYİMLER ]  
    s.
1 Tartıda çok çeken, "hafif" karşıtı.
Kurşun ağır bir madendir.
2 Davranışları yavaş olan.
Ağır adam.
3 Değeri çok olan, gösterişli.
Ağır hediyeler.
4 Çapı, boyutları büyük.
Ağır top. Ağır tank. Ağır taşıt.
5 Çetin, güç.
Ağır iş. Ağır bir konu.
6 Tehlikeli, korkulu, °vahim.
Ağır hasta. Ağır yaralı.
7 Sıkıntı veren, bunaltıcı.
Ağır hava.
8 Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı.
"Kızdım, Keziban'a söylenecek şöyle ağır bir söz arıyordum." - Nurullah Ataç
9 Yavaş.
Ağır yürüyüş.
10 Ağırbaşlı, vakarlı, °vakur, °ciddi.
"Bu, on dokuz yaşında ufak tefek bir kızdı. Fakat otuz yaşındaki bir insandan daha ağırdı." - Halide Edip Adıvar
11 (Koku için) Keskin, boğucu.
"Bu koku en hafif rüzgârla burnu kuvvetli bir adama uzaktan kendini hissettirecek kadar ağırdır." - Falih Rıfkı Atay
Odaya ağır bir ter kokusu sinmişti.
12 (Yiyecek için) Sindirimi güç.
Ağır bir yemek.
13 Yoğun.
"Evin sofasına girer girmez kendisini ağır bir duman karşıladı." - Abbas Sayar
"Hayvanlar geride ağır bir toz bulutu bırakarak köye doğru süzüldüler." - Abbas Sayar
Odaya ağır bir ter kokusu sinmişti.
14 (Uyku için) Uyanılması güç, derin.
"Babası Sadri'yi zorla uyandırdı. Oğlanın uykusu çok ağırdı." - Orhan Kemal
Odaya ağır bir ter kokusu sinmişti.
15 Ağırsıklet.
Yıllarca ağırda güreşti.
16 Yavaş vuruşlu bir tempo, °adagio, °lento.
17 Ağır olarak: İşler ağır gidiyor .

    1-1 (1)    


Copyright 2002 MikroBeta Elektronik ve Bilgisayar Ltd. Şti.
info@mikrobeta.com.tr
MikroBeta Yazılım