Aramak istediğiniz sözcüğü yazınız.
Kelime  Yardım
Çıktı türü   Özet   Detay
 

    1-1 (1)    

 BOZMAK, -AR
    (-i)
1 Bir şeyi kendisinden beklenilen işi yapamayacak duruma getirmek.
Makineyi bozmak. Bu iki radyo istasyonu birbirini bozuyor.
2 Bir yerin, bir şeyin düzenini bozmak, karıştırmak.
Bölücüler düzeni, huzuru bozar.
3 Sağlığına dokunmak, zarar vermek.
Acılı yemek midemi bozdu. Deterjan cildini bozmuş.
4 (Soyut şeyler için) Kötü duruma getirmek.
Kötü arkadaşlar çocuğun ahlakını bozar. Akortsuz sazıyla türküyü bozmuş.
5 Geçersiz bir duruma getirmek.
Pazarlığı bozmak. Kararı bozmak. Anlaşmayı bozmak.
6 Bir ilişkiyi, bağı koparmak.
Bu incir çekirdeğini doldurmayan olay mı dostluğunuzu bozdu?
7 Büyük parayı ufak birimlere ayırmak.
Bu parayı bozar mısınız?
8 Bir kimseyi beklemediği bir davranış karşısında bırakarak ya da sözünü yalana çıkararak küçük düşürmek.
Adamcağızı fena bozdunuz.
9 Bozguna uğratmak, yenmek, ºmağlup etmek.
Düşman ordusunu bozmak.
10 Altını paraya çevirmek, bozdurmak.
11 Bağ ya da bostanın son ürününü toplamak.
Bostanı bozduk.
12 Kızlığını, bakireliğini gidermek.
13 Aklını yitirecek derecede bir şeye düşkün olmak.
Adamcağız (kafasını) politikayla bozmuş.
14 Biçimini ve kullanılışını değiştirmek.
"Eskileri bozuyor; beni, çocuğu giydiriyor." - Ömer Seyfettin
15 Bırakmak, dağıtmak.
Çifti bozmak. İşini bozmak.

    1-1 (1)    


Copyright 2002 MikroBeta Elektronik ve Bilgisayar Ltd. Şti.
info@mikrobeta.com.tr
MikroBeta Yazılım